Alakalı Konular

Ana SayfaANALİZRusya-Ukrayna AnalizUkrayna Rusya Savaşı ABD Çıkarlarına mı Hizmet Ediyor

Ukrayna Rusya Savaşı ABD Çıkarlarına mı Hizmet Ediyor

UKRAYNA’DAKİ SAVAŞ SÜRERKEN ABD’Lİ YETKİLİLER KARADENİZ’E ODAKLANIYOR

Savaşın enerji jeopolitiği açısından önemli sonuçları var.

Ukrayna rusya savasi abd cikarlari

ABD’li yetkililer Ukrayna’daki savaşı Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan enerji zengini bir bölge olan Karadeniz’de jeopolitik hedeflere ulaşmanın bir yolu olarak görüyor.

Yakın zamanda Senato’da yapılan iki oturumda Dışişleri Bakanlığı yetkilileri savaşı Karadeniz’deki enerji jeopolitiğini dönüştürmenin bir aracı olarak tasvir ettiler. Ukraynalılar savaşmaya devam ettiği sürece, Karadeniz’i Avrupa Birliği için yeni bir pazara dönüştürme potansiyelinin devam ettiğini söylediler. Yetkililer, Avrupa’ya Orta Asya’dan petrol ve doğal gaz sağlayan yeni bir enerji koridoru öngörüyor.

Dışişleri Bakanlığı yetkilisi James O’Brien Senato’ya yaptığı yazılı açıklamada “Amerika Birleşik Devletleri Karadeniz bölgesinin jeostratejik önemini uzun zamandır kabul etmektedir” dedi. “Karadeniz sadece üç NATO Müttefikine ve birçok NATO ortağına sınır olmakla kalmıyor, aynı zamanda Ukrayna tahılı ve dünya pazarlarına giden diğer ürünler de dahil olmak üzere malların taşınması için hayati bir koridor ve önemli enerji kaynaklarına ev sahipliği yapıyor.”

Rusya’nın Zayıflatılması

Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana Washington’daki yetkililer savaşı Rusya’yı zayıflatmak için bir fırsat olarak gördüler. Ukrayna’nın savunması için askeri ve ekonomik desteği seferber ederken, Rusya’nın ordusuna ve ekonomisine büyük maliyetler yüklemeye çalıştılar. ABD destekli Ukrayna güçleri Rus güçlerine büyük kayıplar verdirirken, ABD ve müttefikleri Rusya’yı ekonomik olarak izole etmek ve petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği gelirleri sınırlamak için çalıştılar.

ABD bugüne kadar Ukrayna’ya 43.9 milyar dolar askeri yardımda bulundu ve ABD liderliğindeki yaklaşık 50 ülkeden oluşan koalisyon da 33 milyar dolarlık ek askeri destek taahhüdünde bulundu.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen yıl, “Ukrayna halkının, Ukraynalı savaşçıların inanılmaz cesaretiyle başlayan” Ukrayna’nın Rusya’ya karşı direnişinde ABD ve müttefiklerinin desteğinin kritik önem taşıdığını ifade etti ve “Farkı yaratan; ABD, Almanya ve diğer pek çok ortak ve müttefikimiz ile onlara sağlayabildiklerimiz oldu” diye ekledi.

ABD’li yetkililer Rusya’yı zayıflatmak için Ukrayna’yı kullanma niyetleri konusunda açık olsalar da, ciddi jeopolitik hesaplar yaptıklarını ifade etme konusunda dikkatli davrandılar. Tipik olarak ABD’li yetkililer, özellikle savaşta çok sayıda Ukraynalının öldüğünü de göz önüne alarak, Ukrayna’nın savaşın Rusya’nın askeri işgaline karşı bir direniş olduğu yönündeki tutumuna hassas yaklaşmaya devam ettiler.

Eylül ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy ile bir araya gelen Başkan Biden, “Ukrayna’nın kendini savunmasına yardımcı olmak için 50’den fazla ülkeden oluşan bir koalisyonu bir araya getirdik ve bu çok önemli” dedi.

O’Brien 25 Ekim’de Senato komitesinde yaptığı konuşmada ABD’nin hedeflerini daha net bir şekilde açıkladı. Savaşı ABD için “çok iyi bir pazarlık vasıtası” olarak tasvir etmekle kalmadı, neredeyse tüm savaşı Ukraynalıların üstlenerek “maliyetin büyük kısmını ödediği” gerçeğine atıfta bulundu, aynı zamanda ABD’nin “inanılmaz derecede heyecan verici” olduğunu belirttiği büyük jeopolitik hedeflere ulaşması için de bir fırsat olarak tanımladı.

O’Brien kilit hedeflerden birinin NATO’nun Karadeniz’deki varlığını güçlendirmek olduğunu açıkladı. NATO’nun Karadeniz’de üye devletler ve ortak ülkeler aracılığıyla var olduğu düşünüldüğünde, savaşı NATO’nun bölgedeki topraklar, hava sahası ve sulardaki askeri varlığını arttırmak için bir fırsat olarak gören O’Brien, silahlar konusunda ise “bu NATO’nun üzerinde duracağı bir konu olacak” dedi.

Karadeniz’i Batıya Yaklaştırmak

O’Brien’a göre bir diğer kilit hedef de Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkelerini Rusya’dan uzaklaştırarak ticaret ve üretim kurallarına uymak zorunda kalacakları Avrupa Birliği’ne entegre etmek. O’Brien’ın öngörüsüne göre tüm bölge “kurallar konulurken kontrolü sağlayabileceğimiz çok iyi konumda olduğumuz bir yer haline gelecek”.

O’Brien bir başka önemli itirafta bulunarak Washington’un Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanan petrol ve doğal gaz boru hatları oluşturmayı arzuladığını ifade etti. Orta Asya’nın enerji kaynaklarını ihraç etmek için Çin ve Rusya’ya çok fazla bağımlı olduğunu ifade eden O’Brien, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden geçecek alternatif boru hatları için birçok olasılığı gözden geçirdi.

“Hangi yoldan gidersek gidelim bizi Karadeniz’e götürür” dedi.

Oturumu düzenleyen senatörler O’Brien’ın vizyonunu destekleyerek Karadeniz’in büyük jeopolitik öneme sahip bir bölge olduğu konusunda hemfikir oldular. Biden yönetimine Karadeniz için resmi bir strateji geliştirmesi için baskı yapan Senatör Jeanne Shaheen (D-NH), “Karadeniz’in altından geçecek ve Orta Asya’dan Avrupa’ya gelen enerji için bir alternatif sağlayacak yeni bir doğu-batı enerji koridoru” oluşturma çabalarını övdü.

Aslında ABD on yıllardır Karadeniz’de jeopolitik fırsatlar peşinde koşuyor. WikiLeaks tarafından yayınlanan diplomatik yazışmalarda açığa çıktığı üzere, ABD’li diplomatların yıllar süren analizleri, ABD’li yetkililerin bölgeye, özellikle enerji konusunda büyük önem atfettiğini gösteriyor. Washington’un en önemli hedeflerinden biri, bu tür hamlelerin Rusya’yı kışkırtabileceği yönündeki uyarılara rağmen, NATO’nun Karadeniz bölgesindeki varlığını güçlendirmek olmuştur.

ABD’li enerji şirketleri bölgedeki boru hatlarına bağımlı. Kazakistan’da faaliyet gösteren Chevron ve ExxonMobil firmaları da Karadeniz’e uzanan bir boru hattına bağımlı.

Bu yılın başlarında Savunma Bakanlığı yetkilisi Mara Karlin Karadeniz bölgesinin “kritik jeostratejik öneminden” bahsetmiş ve bölgeyi transatlantik ittifak için önemli bir cephe hattı, Avrupa ile Orta Doğu arasında önemli bir bağlantı ve “transit altyapı ve enerji kaynakları için kilit bir düğüm” olarak nitelendirmişti.

Senato, söz konusu jeopolitik faktörleri göz önünde bulundurma konusunda aktif davranmış, 25 Ekim’deki oturumdan kısa bir süre sonra, 8 Kasım’da Ukrayna’daki savaşın nedenlerini yeniden gözden geçirmek üzere ek bir oturum düzenlemiştir. O’Brien bir kez daha söz almış ve bu kez Ukrayna, Karadeniz ve daha geniş bölgedeki enerji jeopolitiği hakkındaki mesajını güçlendirmesine yardımcı olan başka meslektaşları da kendisine katıldıklarını açıklamıştır.

Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi

ABD’nin eski Ukrayna Büyükelçisi olan ve şu anda ABD’nin enerji diplomasisini yöneten Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Geoffrey Pyatt, ABD’nin “Bugün Avrupa’nın enerji haritasının dayanak noktalarından biri” olarak tanımladığı Karadeniz bölgesinde olağanüstü fırsatlarla karşı karşıya olduğunu açıkladı.

Pyatt, en önemli bölgesel dönüşümlerden birinin “Karadeniz çevresinde enerji haritasının yeniden çizilmesi” olduğunu belirtti. Bu, “Orta Asya’dan Avrupalı tüketicilere gaz getirecek Güney Gaz Koridoru” gibi “yeni boru hattı altyapısını” da içeriyor.

Savaş Orta Asya’dan Avrupa’ya doğal gaz taşınması için yeni fırsatlar yaratırken, Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz ihraç etmesini daha da zorlaştırdı. Rus doğal gazı 2021 yılında AB’nin doğal gaz ithalatının yüzde 45’ini oluştururken, şimdi bu oran yüzde 15’e düşmüş durumda.

Pyatt, “Geleceğe baktığımızda, Rus enerji kaynaklarından ayrışmış bir Avrupa’ya sahip olacaksınız” dedi.

Şimdiye kadar jeopolitik mücadelenin en büyük kazananı ABD’li enerji şirketleri oldu. Rusya’nın Avrupa’ya ihracatı azaldıkça ABD’nin ihracatı arttı ve ABD Avrupa’nın başlıca tedarikçilerinden biri haline geldi. Eğer Avrupa Orta Asya’dan daha fazla doğal gaz alabilirse, Rusya potansiyel olarak Avrupa pazarından tamamen dışlanabilir.

O’Brien’ın da belirttiği gibi bu durum Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i zor durumda bırakıyor. “Bu onun için uzun vadeli stratejik bir kayıp ve bizim için de bir dizi önemli sektörde büyük bir fırsat yaratıyor” dedi.

Ancak önemli bir soru var: ABD’li yetkililer savaşı O’Brien’ın tanımladığı gibi “Amerika için iyi bir anlaşma” olarak görmeye ne kadar devam edecek? Her ne kadar savaşın maliyetinin büyük kısmını Ukrayna ödüyor olsa da, ölü sayısı artmaya devam ediyor ve yakın dönemde son bulacak gibi görünmüyor.

O’Brien, Biden yönetiminin Ukrayna’nın savaşla mücadelesine yardımcı olmak için daha fazla para talebine atıfta bulunarak, “Kesin sonuç verecek bir savaşı sürdürmek zor, bu yüzden ihtiyacımız olan şey ek destek” dedi. Bu ek para “bu savaşı bir süre daha sürdürecek kabiliyeti” sağlayacaktır, dedi.

Kaynak: Edward Hunt | 14 Kasım 2023